top of page

Arama Sonuçları

Boş arama ile 336 sonuç bulundu

  • TEMİZ TOPLUM İNŞASI HAKKINDA

    ANALAR-BABALAR ÖĞRETMEN DE OLMALI Günümüzde maalesef evlilik, yürürse yürür......yürümezse sağlık olsun mantığıyla kuruluyor. Aile olma, ana-baba olma bilgilerinden mahrum olan gençler İstediği dalda eğitim alarak hedefine odaklanacaklar, lakin hepsi günün birinde mutlaka Anne veya Baba olmayacaklar mı? EKSİK OLAN NE? Mesleki eğitime verilen önem kadar anne-baba adaylarının, bakıcı ablaların Çocuk Gelişimi ve Eğitimi hakkında eğitim almaları gerekmez mi? Ne yazık ki bir kısım ana- baba eksik olanın ne olduğunu bilemeden ve hissedemeden yavrularının hatalarından çaresizce yakınıp, boşu boşuna onları  suçlayıp duracaklar. Ve hepsine yazık olacak. Dolayısıyla Mesleki Eğitime verilen önem kadar “ANA-BABALIK”, “ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ” konularına yetkililerin bir çare düşünmelerini ve bu eğitimi hak ettiği noktaya taşımalarını ümit etmek istiyorum. Hayatım boyunca hemen hemen her platformda savunduğum bu düşüncemi sizlerle de paylaşmak istedim. ANALIK-BABALIK EĞİTİMİ ORTA EĞİTİM MÜFREDATINA KONMALI! Bence adı geçen eğitimler, lise müfredat programına da konmalı. Hayata hazırlanmak için Matematik, Fizik, Felsefe, Mantık dersleri kadar önemli olan bu eğitimleri her öğrencinin alması gerekir. Çünkü bu günün öğrencileri yarının ebeveynleri olacak. Doktor, Avukat, Öğretmen olacaklar, lakin Ebeveyn de olacaklar.    Gençler ve maalesef insanlar bir üniversite diploması her şeye yeter diye düşünüyorlar. Bu kadar emek verilerek tamamlanan öğrencilik yılları maddi ihtiyaçları gidermek noktasında gerek şarttır, fakat yeter şart olamamaktadır. Alınan diplomaların “Analık-Babalık” eğitimiyle taçlanması gerekir ki toplum istenilen standartlara yükselebilsin.

  • Etkin Ebeveynlik ve Toksik Ebevynlik Nedir?

    Etkin ebeveynlik, çocukların sağlıklı gelişimini destekleyen ve onların duygusal, sosyal ve akademik yetkinliklerini artıran yaklaşım olarak tanımlanır. Bu yöntem, ebeveynlerin iletişim becerilerini güçlendirirken, etkili disiplin stratejileri uygulamalarını ve çocuklarıyla güçlü bir bağ kurmalarını teşvik eder. Bu sayede, çocukların öz güvenleri artar ve bağımsız bireyler olarak gelişimlerine katkıda bulunulur. Ana-baba kavgası çocuğu mutsuz eder TOKSİK EBEVEYNLİK NEDİR? Toksik ebeveynlik, çocuk yetiştirme sürecinde gerekli bilgi ve bilinçten yoksun olan, etkili iletişim becerileri geliştiremeyen ebeveynleri tanımlamak için kullanılan bir terimdir Bu tür ebeveynler, çocuklarının duygusal, fiziksel, zihinsel ve sosyal ihtiyaçlarını göz ardı ederek, kendi kurallarını baskıcı bir şekilde dayatmaktadırlar. Böylece çocuklarının sağlıklı gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu yaklaşım, çocukların özvensizlik, mutsuzluk ve topluma uyum sağlama konusunda zorluklar yaşamalarına yol açar. Sonuç olarak ileride yetişkin olduklarında, bireylerin hem kendileri hem de çevreleri için yaşamı zorlaştıran davranışlar geliştirmelerine neden olabilmektedir.

  • "TÛĞBA"Okul Öncesi Evde Eğitim ve GÜZEL Ahlâk Dersleri

    TIKLA ...... https://946beyazorkide.wixsite.com/ilhanezel#dini-e%C4%9Fitim-ve-g%C3%BCzelahlak https://946beyazorkide.wixsite.com/ilhanezel/blog/categories/d%C3%AEn%C3%AE-e%C4%9Fitim-ve-g%C3%BCzel-ahl%C3%A2k-dersle   https://946beyazorkide.wixsite.com/ilhanezel/blog/categories/5-ya%C5%9F-di-ni-e%C4%9Fi-ti-m 5-6-7  YAŞ DİNİ EĞİTİM 1--- https://946beyazorkide.wixsite.com/ilhanezel/blog/categories/5-ya%C5%9F-di-ni-e%C4%9Fi-ti-m https://946beyazorkide.wixsite.com/ilhanezel/blog/categories/5-ya%C5%9F-di-ni-e%C4%9Fi-ti-m    8-9-10 YAŞ        2--- https:// 946beyazorkide.wixsite.com/ilhanezel/blog/categories/5-6-7-ya%C5%9 https://946beyazorkide.wixsite.com/ilhanezel/post/9-10-11-ya%C5%9F-di-ni-e%C4%9Fi-ti-m 10-11-12   YAŞ 3---https:// 946beyazorkide.wixsite.com/ilhanezel/post/9-10-11-ya%C5%9F-di-ni-e%C4%9Fi-ti-m

  • OKUL ÖNCESİ ALMANCA DİL

    https://www.youtube.com/playlist?list=PLza32njqmpNPsxXaDSgzOemJVEvhIYUYL https://www.youtube.com/watch?v=lX-8Ijl411w&list=PLza32njqmpNPsxXaDSgzOemJVEvhIYUYL😊😊😊😊😊😊

  • çocuklar için ARAPÇA Dersleri

    Arapça Öğeniyoruz https://www.youtube.com/playlist?list=PLCwSJaLZtLegKVDH02GRZBh4t9eUh6w94

  • Çizgi Çalışmalarının Faydaları Nelerdir?

    YAZI YAZMAYAHAZIRLIK Blog yazısı (0–6 yaşa uygun): Okul Öncesi Çizgi Çalışmalarının Faydaları Başlık:  0–6 Yaşta Çizgi Çalışmaları Neden Önemli? Giriş:  0–6 yaş dönemi, çocuğun el kaslarının güçlendiği ve yazmaya hazırlık becerilerinin temellerinin atıldığı çok değerli bir süreçtir. Çizgi çalışmaları; karalama, çizgi takibi ve şekil tamamlama gibi etkinliklerle bu gelişimi destekler. 0–6 yaşta çizgi çalışmaları ne kazandırır? 1) İnce motor gelişimini destekler Parmak, bilek ve el kasları güçlenir. Bu da kalem kullanma, makasla kesme, düğme ilikleme gibi günlük becerilere katkı sağlar. 2) Kalem kontrolü ve el-göz koordinasyonu sağlar Çocuk gözleriyle takip ettiği yolu eliyle sürdürmeyi öğrenir. Zamanla çizgiyi taşırmadan, daha kontrollü çizmeye başlar. 3) Dikkat ve yönerge takibini geliştirir “Başla-bitir”, “çizgiyi takip et”, “boşluğu tamamla” gibi küçük yönergeler; odaklanma ve görev tamamlama becerisini güçlendirir. 4) Yön ve mekân algısını pekiştirir Yukarı-aşağı, sağ-sol, iç-dış, başlangıç-bitiş gibi kavramlar çizgi etkinlikleriyle daha kolay öğrenilir. 5) Yazmaya hazırlık yapar (özellikle 4–6 yaş) Düz, eğik, dalgalı, zikzak ve dairesel çizgiler; harflerin temel hareketleridir. Bu altyapı, ilkokula geçişi kolaylaştırır. 6) Özgüven ve “başardım” duygusu kazandırır Küçük hedefleri tamamlamak çocuğu motive eder; öğrenmeye karşı olumlu tutum geliştirir. Yaşa göre kısa öneri 0–2 yaş: Serbest karalama, büyük kâğıt, kalın pastel/keçeli; amaç “deneyim”. 2–3 yaş: Kısa çizgiler, büyük yollar, nokta birleştirme (az sayıda). 3–4 yaş: Düz/eğri çizgi takibi, basit şekil tamamlama. 4–5 yaş: Zikzak, dalga, labirent, örüntü çizgileri. 5–6 yaş: Daha küçük alanlarda çizgi çalışmaları, şekil kopyalama, yazı öncesi çizgiler. Evde uygulama ipuçları Süreyi 5–10 dakika tutun, sık sık ara verin. Zorluk seviyesini kademeli artırın. “Hata” yerine: “Bir daha deneyelim.” dilini kullanın. Kapanış:  0–6 yaşta çizgi çalışmaları, çocuğun hem el becerilerini hem de dikkatini destekleyen güçlü bir hazırlık sürecidir. Düzenli ve eğlenceli uygulamalarla kısa sürede ilerleme görülür. 0–6 yaş çizgi çalışmaları; karalama, çizgi takibi, labirent, nokta birleştirme ve şekil tamamlama gibi etkinliklerle ince motor gelişimini, el-göz koordinasyonunu ve yazmaya hazırlık becerilerini destekler. Yaşa uygun, adım adım ilerleyen çizgi çalışma örneklerini bu kategoride bulabilirsiniz.

  • Rasulullah s.a.vEfendimizin EğitimMetotları

    Rasululla Efendimiz  (s.a.v) Çocuk eğitimi uygulamalarında önce çocuklarla kendisi arasında  güçlü bir sevgi ve güven  bağı kurmuş,  sonra eğitim ve öğretime geçmiştir.   Sevgi ve güven bağını nasıl kurmuştur . 1-Temiz-bakımlı olarak: 2- Oynayarak, şakalaşarak: 3- Pozitif eşleştirme yaparak 4- Peygamberimiz Çocukların önemsediklerini önemseyerek: 5- Sevgisini göstererek 6- Hediye vererek: 7- Değer verdiğini göstererek: 8- Hal ile örnek olarak: 9- Tahammül ve hoşgörü göstererek: Çocuklar bu tertemiz mis gibi kokan, yüzünden tebessümü eksik etmeyen, onları çok seven ve bu sevgiyi her hareketiyle belli eden muallim peygamberi çok sevmiş , ona canı gönülden bağlanmış,  ve güvenmişler. Söylediklerini can kulağı ile dinleyip inanmışlar.  İzinden gitmekten haz duyarak gitmişler. “Peygamberimiz Yeni Doğan Çocuğa Hurma Verirdi “Peygamberimiz Çocukları Devesine Bindirir ve Nasihat Ederdi “Peygamber Efendimiz Çocukları Öperdi “Peygamberimiz Çocukları Sever ve Onlara Selam Verirdi “ Her Doğan Çocuk İslam Fıtratı Üzerinedir “Her doğan çocuk, İslâm fıtratı üzere (temiz ve günahsız olarak, tevhîde meyilli bir sekilde) doğar. Daha sonra anne babası onu (inançlarına göre) ya hristiyan, ya yahudî ya da mecûsî... yapar.” (Buhârî, Cenâiz, 92) “Çocuklarınızı üç hususta yetiştirin: “Peygamber sevgisi, “Ehl-i Beyt sevgisi ve“Kur’ân kıraati… “Çocuğa Öğretilecek İlk Söz Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyururlar: “İlk söz olarak çocuklarınıza güzel bir şekilde «:Lâ ilâhe illâllah» demeyi öğretiniz!” (Beyhakî, Şuabu’l-îmân, VI, 39 “Çocuklarınıza Güzel İsimler Koyun “Çocuklarınıza Namaz Kılmayı Öğretin Amr İbni Şuayb babası Şuayb’dan, o da dedesi Abdullah İbni Amr İbni Âs radıyallahu anh’den Resûlullah sallallahu aleyhi ve sel-lem’in şöyle buyurduğunu rivayet etti: “Çocuklarınıza yedi yaşındayken namaz kılmalarını söyleyiniz. On yaşına bastıkları hâlde kılmazlarsa kendilerini cezalandırınız” Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-: “Kim Kur’ân’ı küçük yaşlarda öğrenirse Kur’ân onun etine ve kanına işler (Yâni Kur’ân’ın feyziyle nûrlanır.)” buyurmuştur. (Ali el-Müttakî, I, 532) Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, kendileri de, Abdülmuttalib Oğulları’ndan bir çocuk güzel konuşmaya başladığında,. (Abdurrezzak, el-Musannef, Beyrut 1970, IV, 334; İbn-i Ebî Şeybe, el-Musannef, Haydarabad 1976, I, 348.) “Çocuklarınıza İlk Olarak "Lâ ilahe illallah" Demeyi Öğretiniz İbni Abbas radıyallahu anhümâ’nın Hz. Peygamber’e nisbet ederek bildirdiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem,  “İlk söz olarak çocuklarınıza güzelce lâ ilahe illallah demeyi öğretiniz!” buyurmuştur., IV, 334). “Çocuklarınızla Çocuklaşın “Kimin bir çocuğu varsa onunla çocuklaşsın!” (Deylemî, III, 513) “Çocuklarınıza ikramda bulunun ve terbiyelerini güzel yapın!” (İbn-i Mâce, Edeb, 3) “Çocuklara Yalan Söylemeyin. - Peygamberimizin Çocuklara Öğrettiği Yemek Yeme Adabı “Oğul, besmele çek! Sağ elinle ye! Hep önünden ye!” Nebevî terbiye altında yetişen Enes radıyallâhu anh-, çocukların yanından geçerken onlara selâm verir ve: Çocuklarla birlikte oyun oynadığım o çocukluk günlerimden birinde, Rasûlullâh s.a.v yanımıza gelerek bize selâm verdi. Elimden tuttu ve beni bir işe gönderdi. Kendisi de ben dönene kadar duvarın gölgesinde oturdu. (Ebû Dâvûd, Edeb, 135-136/5203) Yine Hazret-i Enes’ten öğrendiğimize göre, tevazuu abidesi olan Rasûl-i Ekrem Efendimiz, zaman zaman Ensâr’ı ziyarete giderdi. Evlerine vardığında çocuklara selâm verir, başlarını okşar ve onlara dua ederdi. (Nesâî, es-Sünenü’l-Kübrâ, VI, 90) tubî, V, 120-

  • RASULULLAH (SAV) HZ.MUHAMMED’İNEĞİTİM VE ÖĞRETİM METODLARI

    RASULULLAH (SAV) HZ.MUHAMMED’İN EĞİTİM VE ÖĞRETİM METODLARI Bir muallim olarak gönderildiğini beyan eden Raslullah Efendimiz Hz. Muhammed (sav) in eğitim ve öğretim metotları. 1-Tedricilik metodu: 2- Bilgiyi aktarmak için uygun zamanları tercih ederdi. 3- Vereceği bilgileri önce özetler sonra tafsilata geçerdi. 4- Kıssa ile eğitim metoduna rağbet ederdi. 5- Soru-cevap metodunu uygulardı. 6- Kısa ve öz cevap vermeye özen gösterirdi. 7- Öğretmede benzetmelerden yararlanırdı. 8-Olayları şekil çizerek anlatırdı. 9- Öğretimde mukayese yolunu tercih ederdi. 10- Anlattığı olayı beden diliyle destekleyerek anlatırdı. 11- Bizzat kendisi örnek olarak öğretmeye önem verirdi. (A.Ebû .Gudde (a.g.e 81.) 12- Doğru cevap vereni överek ödüllendiridi. 13- Soru sormayı teşvik ederdi. (Ebû Dâvud. Kitab-ı Tahare.age.142) 14- Gerektiği zaman yasaklar koyar ve sert davranırdı. 15- Bazı soruları başka tarafa yönlendirerek cevaplardı. 16- Önemli hususları vurgulamak için üç kere tekrarlardı. 17- Dikkatleri toplamak için duruşunu değiştirirdi. 18- Muhataplarına ilgi gösterir, samimi davranırdı. 19- Teşvik ve sakındırma metodunu uygulardı. 20- Öğretimde yazıyı bir araç olarak kullanır ve tavsiye   ederdi. Rasulullah (Sav) Hz. Muhammed’in “Eğitim Ve Öğretim Metotları”  Ve Uygulamaları. 1- Tedricilik metodu . Hz. Muhammed (sav) ashabına önce Kuran'ı Kerimden 10  ayeti okuyup bu ayetlerdeki bilgileri ve amelleri iyice öğrenmeden diğer 10 ayete geçmemelerini isterdi. (Ebû Abdirrahman es-Sulemî el Mukrî)'den rivayet edilmiştir. 2- Bilgiyi aktarmak için uygun zamanı tercih etmek. Hz. Peygamber (sav) Medine’nin yayla köylerinden birinden dönerken çarşıya uğradı. Halk etrafını kuşattı. Bu arada küçük kulaklı ölmüş bir oğlağın yanından geçti. Uzanıp onun kulağından tuttu ve "Hanginiz bunun 1 dirheme kendisinin olmasını ister"  diye sordu. Sahabiler "Onun bir şey karşılığında bizim olmasını istemeyiz. Hem onunla ne yapabiliriz ki" dediler. Hz. Peygamber “Peki bunun kendisine bedelsiz verilmesini ister misiniz ?”  diye sordu ."Vallahi diri olsaydı kulaklarının küçük oluşu onun için bir kusurdu . Zira küçük kulaklı, ya bir de ölüyken ne kıymeti olurdu ki"   dediler. Hz. Peygamber(sav) "Vallahi dünya, Allah için bu hayvanın sizin nezdinizdeki değersizliğinden daha değersizdir."   b uyurdu. 3- (Önce özetlemek. Sonra tavsilatına geçmek.) Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu . "Kadınla dört şey için evlenilir." (H.Ş ) Ve sonra şöyle devam etti. " Malı için, soyu için, güzelliği için, dinî için. Sen dindar olanı seç" (Eğer dediğimi yapmayacak olursan) yoksulluğa düşebilirsin."  4- (Kıssa ile öğretim) Peygamber Efendimiz (sav) Rabbimizin Hûd suresi 120. Ayeti Kerime ile kendisine buyurduğu bu inceliği metotlarında sıkça uygulamıştır. “Peygamberlerin başlarından geçenlerden, sana anlattığımız her şey senin gönlünü pekiştirmemizi sağlar"   Ayeti Kerimenin mealinden anlaşıldığı gibi Rabbani bir metot olan bu yöntem bilgileri pekiştiren, konuların daha iyi anlaşılmasını sağlayan ve öğrenilen bilgilerin  kalıcı olmasına yardımcı bir metottur. 5- (Soru-cevap metodu) Hz. Ömer (r.a) dan rivayet edildiğine göre: Bir gün Hz.Peygaber (sav) in yanındayken bembeyaz elbiseli, simsiyah saçlı bir zat çıkageldi. Üzerinde yolculuk alâmet gözükmüyordu. Bizden hiç kimse de onu tanımıyordu. Gelip Peygamber  (sav) in yanına oturdu ve dizlerini O'nun dizlerine dayadı. Ellerini de kendi uylukları üzerine koydu. Ve ( "Ya Muhammed! Bana İslâm'dan haber ver.)  dedi. Hz. Muhammed (s.a.v) "İslâm, Allah'tan başka ilâh olmadığına, Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna şahadet etmen, namazı kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman ve yol bakımından gücün yeterse Kâbe'yi Haccetmendir."   buyurdu. Adam "Doğru söyledin."  dedi. Hz .Ömer diyor ki: "Biz buna şaşırdık. Hem soruyor, hem de tasdik ediyordu.   Daha sonra "Bana imandan haber ver"  dedi. Hz. Muhammed (sav):   "Allah'a, Meleklerine, Kitaplarına, Peygamberlerine, Ahiret Gününe, Kadere, Hayrın ve Şerrine inanmandır. " Adam yine "Doğru söyledin." S.-"Bana ihsandan haber ver.!" C.-"Görüyormuşçasına Allah' ibadet etmendir. Çünkü her ne kadar sen O'nu göremiyorsan da O seni görüyor." S. -"Bana kıyametten haber ver! C.-“Bu mesele kendisine sorulan kişi, sorandan daha bilgili değildir." S.-"Öyleyse alâmetlerinden bana haber ver" C.-"Cariyenin efendisini doğurması, yalın ayak çıplak, yoksul çobanlarının yüksek binalar inşa etme ve bununla övünmeleri birbirleri ile yarış ettiklerini görmendir." buyurdu. HZ. ömer: Bundan sonra o zat gitti. Ben uzun müddet bekleyip durdum. Sonra Hz. Peygamber (sav) bana " Ey Ömer! sual  soranın kim olduğunu biliyor musun"  diye sordu. Ben, Allah ve Rasulü daha iyi bilir dedim. " O Cibril (Cebrail a.s)’ dı. Size dininizi öğretmeye geldi."   buyurdu. 6- Kısa ve Öz cevap verme. Bir bedevi Peygamber (sav)' e geldi ve "Ya Rasulullah! Adam var ganimet için çarpışıyor. Adam var kahramanlığı görülsün diye   çarpışıyor. Adam var ismi anılsın diye çarpışıyor. Bunların hangisi Allah yolundadır."  diye sordu. C.- “Kim tevhid kelimesi en yüce olsun diye çarpışırsa, işte o Allah yolundadır”.   dedi . 7- Benzetmelerden yararlanmak:  Enes bin Malikten rivayet edilmiştir. "İyi arkadaşın misali misk taşıyan kimse gibidir. Ondan sana hiçbir şey geçmese bile kokusu geçer. Kötü arkadaşın misali de körükçü gibidir. Siyah tozu sana geçmese bile dumanı sirayet eder." 8- şekil çizerek anlatma Hz. Peygamber (sav)' in yanında otururken- işte böyle- önüne bir çizgi çizdi. ve "Bu yüce Allah'ın yoludur." buyurdu. Sonra bu çizginin sapına iki çizgi soluna da iki çizgi çizdi ve "Bunlar da şeytanın yollarıdır."  buyurdu. Daha sonra elini ortadaki çizginin üzerine koydu ve şu Ayeti okudu. Bir muallim olarak gönderildiğini beyan eden Rasulullah Efendimiz Hz. Muhammed (sav) in eğitim ve öğretim metotları. 9-Mukayese yolu ile Öğretmek: İbn-i Abbas (r.a) dan rivayet edilmiştir. Cüheyne  kabilesinden  bir kadın Hz. Peygamber (sav) e  gelerek "Annem haccetmeyi adamıştı, ancak haccetmeden vefat etti. Onun yerine haccedeyim mi?" )   diye sordu. "Evet. Allah'a hakkını ödeyin. Çünkü Allah (kendisine verilen söze) vefa gösterilmeye daha lâyıktı r."  buyurdu. 10- Anlatılan olayı beden dili ile canlandırmak . Ebû Eş'ari (r.a) Musa el-Eş'ari  (r.a) dan rivayet edilmiştir. Rasulullah (sav) şöyle buyurdular. " Mü'min diğer mü'min için parçaları birbirini perçinleyen bina gibidir."  diyerek (bunu göstermek için) parmaklarını bir birine kenetledi. 11- Bizzat kendisi örnek olarak öğretmek Süleyman b. Bureyde babası vasıtasıyla Hz. Peygamber (sav)  den rivayet etmiştir. "Bir adam Hz.Peygamber (sav) e namazların vaktinden sordu. Rasulullah (sav) iki günün namazlarını kasdederek " Bizimle beraber şu ikisini kıl"  diyerek soru soran şahsa bizzat kendisi örnek olarak cevap verdi. 12- Doğru cevap vereni överek ödüllendirmek: Muaz b. Cebel (r.a) dan rivayet  edilmiştir. Hz. Peygamber (sav) beni Yemen'e gönderirken sordu. "Sana bir dava geldiğinde nasıl hüküm vereceksin."   Allah'ın kitabıyla hüküm vereceğim.  Orda bulamazsam, "Rasulullah'ın sünneti ile oradada bulamazsam bütün gücümle çabalayıp kendi görüşüme göre hüküm veririm, bundan da geri kalmam." Deyince Bunun üzerine Efendimiz (sav) eliyle göğsüme vurarak  "Rasulullah'ın elçisini Allah Rasûlünü memnun edecek yola muvaffak kılan Allah'a   hamdolsun"   buyurdu. 13- Soru sormayı teşvik ederdi. (Ebû Dâvud. Kitab-ı Tahare.age.142)14- Gerektiği zaman yasaklar koymak ve sert davranmak. Ebû Hüreyre (r.a) dan rivayet edilmiştir . Kader meselesi tartışılırken H.z Peygamber (sav) yanımıza geldi. Öyle kızdıki, üzerine nar suyu sıkılmış gibi yüzü kızardı. Sonra şöyle buyurdu ." Bununla mı emr olundunuz? Ben size bununla mı gönderildim. Sizden öncekiler bu meselede münakaşa ettikleri için helâk oldular. Bir daha bu meseleyi tartışmanızı yasaklıyorum, yasaklıyorum." (A.Ebû Gudde(A.g.e 173) 13- Bazı soruları başka tarafa yönlendirerek cevaplardı. 14- Önemli hususları vurgulamak için üç kere tekrarlardı. 15- Dikkatleri toplamak için duruşunu değiştirirdi. 16- Muhataplarına ilgi gösterir, samimi davranırdı. 18- Teşvik ve sakındırma metodunu uygulardı. 19- Öğretimde yazıyı bir araç olarak kullanır ve tavsiye   ederdi. "Bu, dosdoğru yoluma uyun. Sizi Allah yolundan ayrı düşürecek yollara uymayın. Allah size bunları   sakınasınız diye buyurmaktadır”.  (el En-âm Suresi.153) olduğu  vurgulanıyor. CUMHURİYET DÖNEMİNDE EĞİTİM VE ÖĞRETİM” YENİ BİR BOYUT KAZANDI. Cumhuriyetin ilânından sonra yapılan harf devrimi ile eğitim bir dönüşüm geçirdi. Yavaş yavaş batı kültürünün tesirine giren her kurum gibi eğitim de etkilendi. Bu dönemde hazırlanan yeni anayasa ile bu kurum “MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI”  nın hazırladığı müfredat programıyla laik düzen doğrultusunda şekillenerek yeni bir boyut kazandı. Din ve devlet işleri bağımsız kurumlar olarak kabul edildi ve  “Dinî Eğitim” ailelerin vicdanÎ sorumluluğuna tevdi edildi. Mecburi olan İlk Öğretim süresi sonunda “İMAM-HATİP LİSELERİ” nde, yüksek eğitim ise “İLÂHİYAT FAKULTELERİ” nde Milli Eğitim Bakanlığının denetiminde düzenlenerek devam etti.

  • Mahalle Mektebine Başlama Merasimi

    Mahalle mektebine başlama merasimi Mahalle Mektebine Başlama Merasimi (Bed-i Besmele)Mahalle mektebine başlama merasimi ailelerin varlıklarıyla mütenasip bir şekilde yapılıyordu.Orta hâlli ailelerde çocuk giydirilip kuşatılır; erkek ise fesine, kız ise saçlarına süsler takılır, yakın akraba ile mektebe gidilir, derse başlatılarak hocaya dua ettirilirdi. Bundan sonra çocuklara birer ikişer kuruş dağıtılır, hoca ile kalfaya da mendil ucuna bağlanmış bir kaç mecidiye hediye edilirdi. Anadolu'da ise çocuklara para verilmez, simit ve şeker dağıtılırdı.Yüksek tabaka arasında “Bed-i Besmele” halk arasında da “Âmin Alayı diye isimlendirilen bu merasimler, hâli vakti yerinde aileler tarafından bir düğün kadar ciddiye alınırdı. Âmin alaylarının bazı kaynaklarda “Dua Alayı şeklinde de zikredildiği görülmektedir.Yukarıda da belirttiğimiz gibi bir çocuğun mektebe başlaması aile, mektep ve hatta mahalle için mühim bir hâdise olarak kabul edilirdi. Evde hazırlıklar yapılır, varsa sandıklardan yeni giysiler çıkarılır veya çarşıya gidilerek satın alınırdı. Yumuşak ve güzel bir minder doldurulur, sade veya imkânı olanlar tarafından mor kadife üzerine sarı sırma kılâptan işlemeli, “kâr-ı kadîm” , bir cüz kesesi çocuğun sağ omuzundan sola doğru çapraz bir şekilde boynuna asılmak için hazırlanırdı. Yine çocuk için bir elifba cüzü temin edilirdi. Bunların sarı soluk kâğıtlara basılmış olanları da bulunduğu gibi, çocuğu okumaya özendirmek için altın yaldızlı basılanları da olurdu. Bazı ailelerde elif-ba cüzlerinin müzehhep el yazmalarına da rastlanırdı ki, bunlar iyi muhafaza edilir ve nesilden nesil’ e devredilirlerdi. Günlerine ve daha ziyade Pazartesi veya Perşembeye rastlanmasına itina edilirdi. Mektebin ilahici takımı haberdar edilir veya başka mekteplerin daha güzel sesli ilahici takımları tutulurdu. Çocuk yeni kıyafetiyle, zihin açıklığını ve hayatının yeni safhasında muvaffak olmasını sağlamak husûsunda himmetlerini istemek için ailesi tarafından evliya türbelerine ve bu arada ekseriya Eyüp Sultan'a götürülürdü. Çocuk bundan sonra da âilenin büyüklerine, yakın ve hatırlı dostlarına el öpmeye, dua almaya sevk edilir, nihâyet merasim günü gelir çatardı.Merasim günü çocuklar, o gün iça mektebe toplanırlar, önlerinde hocaları, kalfa ve bevvapları olduğu hâlde, ilahici başının idaresindeki ilâhici takımını takib ederek ve işaret edilen yerlerde “Âmin” diye bağırarak çocuğun evine gelirlerdi.Bu safhadan sonra da merasimin iki şekilde yapılabildiği görülüyor. Evinin, durumu ve hâli vakti müsait olanlar merasimi evde yaptırıyorlardı. Eve gelen mektep   çocukları, yeni başlayacak olan çocuğu alarak tekrar ilahilerle yola düzülüyorlar ve bu defa âmin alayına daha büyük bir kalabalık katılıyordu. En önde hoca ve başının üzerinde rahleyi taşıyan bevvap yürüyor, rahlenin üzerinde çocuğun minderi ile cüz kesesi bulunuyordu. Bunların yanı sıra erkek misafirler, bir faytona veya iki yanında birer kişinin yürüdüğü midilliye bindirilmiş olan çocuk, peşi sıra da bir ilahici başının idâresindeki ilahici takımı ve diğer çocuklar yürüyordu. En arkada ise kadınlar gelirdi. Âdet olduğu üzere ilahilerle şehir içinde karar dairesinde dolaşan alay tekrar eve dönerdi. Burada da ilahiler okunur ve mektep gülbankı çekildikten sonra alay sona ererdi. Bundan sonra alaya iştirak edenler minderler ve seccadelerle döşenmiş, öd ağacı ve buhurlar yakılıp havalandırılmış odada otururlar ve hocanın çocuğa ilk dersi vermesini beklerlerdi. Misafirler arasında ulemadan birisi varsa ilk dersi vermesi için hoca yerini ona terk ederdi. Minderine oturup rahlesinin üzerine elif-ba cüzünün ilk sayfasını açan çocuk eline odun, kemik, pirinç, gümüş veya altından yapılmış “hilâl” adlı çubuğu alarak hocanın vereceği işareti ve söyleyeceği sözleri beklerdi.İlk derste çocuğa elifba cüzünün en başındaki duâ kısmı ile bir kaç harf ve çok kere sadece elif harfi okutulurdu.Böylece ders sona erer, bundan sonra da:“Yarabbi ilmimi ve aklımı ve anlayışımı artır.” manasına gelen “Râbbi zidnî ilmen ve aklen ve “fehmen” veya “Rabbi yessir...” duası çocuğa tekrar ettirilirdi. İlk ders şu şekilde yapılırdı:Hoca: Eûzubillâhi mineş-şeytâni'r-racîm.Çocuk: Eûzubillâhi mineş-şeytâni'r-racîmHoca : BismillâhirrahmânirrahîmÇocuk: BismillâhirrahmânirrahîmHoca : Rabbi yessir (Rabb'im kolaylaştır.)Çocuk: Rabbi yessirHoca : Ve la tuassir (Fakat zorlaştırma.)Çocuk: Ve la tuassirHoca : Rabbi temmim (Rabb'im tamamlattır.)Çocuk: Rabbi temmimHoca : Bilhayr (hayırla)Duayı takiben çocuk, hocasının ve diğer misafirlerin ellerini öper, bu esnada hâfız talebeler tarafından Kur'ân okunur, daha sonra hoca veya bir başkası tarafından dua edilerek merasim sona erdirilir. Bundan sonra kurulmuş olan sofraların başına geçilerek yemek ve lokma yenilirdi. En sonunda törene katılan bütün çocuklara birer, ilahicilere ikişer, ilahici başına üç kuruş; hoca, kalfa ve bevvaba münasip miktarlarda para ile mintanlık ve cübbelik kumaş verilirdi.Merasimin ikinci bir şekli daha vardı ki, bu da evin darlığı veya başka bir mahzur sebebiyle mektep de yapılanı idi. Mahalleyi dolaşan alayla mektebe gelinir, ilahiler okunduktan ve gülbank çekildikten sonra içeri girilerek merasim yapılırdı. Bu sırada davetliler ve çocuğun yakınları da hazır bulunur ve sonunda lokma yenilerek hediyeler dağıtılırdı.  (Ali Birinci, “Mahalle Mektebine Başlama Merasimi ve Mektep İlâhîleri”, II. Milletlerarası Türk Folklor Kongresi Bildirileri-IV, Ankara 1982, s: 37-57) Evet, muhterem Ebeveynler,Görüldüğü gibi, Osmanlılar, Kur'ân-ı Kerim'i minicik kalplere böyle sevdirdi. Yüreği Kur'ân ve İslâm sevgisiyle büyüyen çocuklar, dünyada vatanına, milletine, ailesine ve dinine hizmet eden şuurlu birer fert oldular; ahirette de hem kendi kurtuluşlarına vesile ameller işlediler, hem de ebeveynine “sadaka-i cariye” olacak hayırlar gönderdiler. Biz de ecdadımızın bu güzel âdetlerini yaşatarak, yavrularımızı merasimlerle ve tatlı hâtıralarla yâd edeceği şekilde Kur'ân-ı Kerim'le tanıştırmalı ve onların gönüllerinin derinliklerine bu ulvî muhabbetin tohumlarını ekmeliyiz.Kaynak: Sadakatforum

Apartmanımızı “Evde Anaokulu”na Dönüştürmek Mümkün mü?

OYUN-DERS_

YÖNETİMLE  İLETİŞİM

Contact information

ÖĞRENCİLERİN HAFTALIK  EV SEANSLARI

​               

Günümüzde pek çok aile, 10–15 katlı, 80–100 daireli bloklarda; birden fazla bloğu olan büyük sitelerde yaşıyor. Aynı bahçeyi, aynı asansörü, aynı otoparkı kullanıyoruz… Ama çoğu zaman hem biz yetişkinler hem de çocuklarımız birbirimizden habersiz, biraz da yalnız büyüyoruz. Oysa bu kadar çok ailenin bir arada yaşaması, çocuklarımız için muhteşem bir fırsat: Evde eğitim anlayışını, sadece kendi dairemizle sınırlı bırakmayıp, tüm bloğu ve siteyi içine alan bir “öğrenme ağı”na dönüştürebiliriz.

 

Bunun en pratik ve sıcak yolu da şu:
Bir bloktaki ya da sitedeki 5–6 annenin, haftada bir gün kendi evinde “evde anaokulu etkinliği” düzenlemesi.

5–6 Anne, 1 Gün, Küçük Bir Ev… Büyük Bir Öğrenme Ortamı Hayal  Edelim:

 

Aynı sitede yaşayan, çocukları birbirine yakın yaşta olan 5–6 anne bir araya geliyor.

  • Haftada bir gün, sıra ile her annenin evinde 1–2 saatlik bir etkinlik yapılıyor.

  • O günün ev sahibi annesi, kendi çocuğu ve komşu çocukları için küçük bir “evde anaokulu” programı hazırlıyor.

Bu kadar basit bir organizasyonla aslında çocuklar için:

  • Sosyalleşme imkânı (farklı evler, farklı çocuklar, farklı kurallar)

  • Paylaşma, sıra bekleme, empati kurma fırsatı

  • Oyun yoluyla öğrenme ve akademik destek bir arada sunulmuş oluyor.

Evler küçücük gibi görünse de, doğru planlandığında büyük birer öğrenme ve gelişim platformuna dönüşebiliyor.............

EVDE   ANAOKULU   UYGULAMASI

bottom of page