top of page

Arama Sonuçları

Boş arama ile 336 sonuç bulundu

  • Çocuklarda psikolojik hastalıklar.

    * Ana Sayfaya Dön https://www.etkin-ebeveynlik.o a rastlanmaktadır? Merkezimize en sık başvuru yapılan psikolojik bozukluklardan aşağıdaki gibidir; Otizm Öğrenme Bozuklukları Okuma Bozukluğu Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Dürtü Kontrol Bozukluğu Davranış Bozuklukları Okul Korkusu Tik Bozuklukları, Kekemelik Alta Kaçırma Yeme Bozuklukları Kaygı Bozuklukları Çocuklarda kaygı bozukluğu nasıl görülmektedir? https://youtu.be/GDHZQ0FRa8E?si=a_iYsHUpi70B7ZXB Kaygı aslında hem yetişkinlerin hem de çocukların zaman zaman hissettiği normal bir duygudur, aynı mutluluk, öfke üzüntü gibi. Ama ne zamanki bu kaygı kişinin hayat kalitenizi etkilemeye başlar o zaman kaygı  bozukluğundan söz etmeye başlayabiliriz. Bir sınava girerken ya da arkadaşları önünde törende şiir okurken bir çocuğun heyecanlanıp kaygı hissetmesi son derece normaldir ama çocuk bu kaygıyı basit, günlük aktivitelerinde de hissediyorsa, örneği her sabah okula giderken şiddetli bir şekilde yaşanıyorsa ya da kaygıları onun aklını günün büyük bir bölümünde meşgul ediyorsa, insanlar ile ilişkileri bu kaygılardan etkileniyorsa çocukta kaygı bozukluğu var demektir Kaynak: ÇOCUĞUM AŞIRI KAYGILI (Çocuklarda Kaygı Bozukluğu Nedir?) https://www.youtube.com/watch?v=GDHZQ0FRa8E

  • AĞLAYAN ÇOCUĞA BAĞIRMAYIN

    * Ana Sayfaya Dön https://www.etkin-ebeveynlik.o Ağlayan çocuğa bağırmayın Bazen  sabrınız taşıyor , çocuğunuzun olmayacak şeyler için ağlamasına  tahammül edemiyorsunuz  ve ona  bağırıyorsunuz!  Korkan çocuğunuz daha da  şiddetli  ağlamaya başlıyor! Siz ne yapacağınızı bilemeden, bir an önce çocuğunuz sussun istiyorsunuz. Sonunda o an geliyor, gözleri ıslak miniğiniz susuyor… Peki siz, o anlarda ne hissediyorsunuz? Rahatlama? Mutluluk? Endişe? Suçluluk? Hangi duygunuz ağır basıyor? Evet, doğru cevabı verdiniz:  Suçluluk!  Çünkü savunmasız ve yalnızca isteklerini ifade etmeyi bilmeyen yavrunuza, az önce bağırarak ve onu korkutarak psikolojik şiddet uyguladınız! Peki şöyle düşünelim; aslında siz kime bağırdınız? Evet bu cevap da doğru:  Kendinize!  Çünkü, çocuklar için  ağlamak  en  doğal ve basit  iletişim şekli. Kendisini ifade edemediğinde, sesini duyuramadığında, istediği bir şey olmadığında çocuklar ağlar! Bir çocuğunuz varsa, şunu kabul etmelisiniz; o ağlayacak ve bu süreci siz yöneteceksiniz! Ağlamasına tahammül edemediğiniz  çocuğunuza bağırmadan  önce, çocukların  neden ağladığını  ve bu kriz anlarında  neler yapabileceğinizi  öğrenmek en mantıklı çözüm! Kabul etmeniz gereken ilk gerçek, hatalı olduğunuz!  Çocuklar hislerini ağlayarak belli eder Ağlamak, anne-babaların hatalı tutumlarıyla birlikte, belli dönemlerde, çocukların iletişim aracı haline gelebiliyor. Ağladım, suyla oynadım! Ağladım, çikolata yedim! Ağladım, oyuncağı aldım! Ağladım, parktan eve gitmedim! Ağladım, annemle uyudum! Çocuğunun yerine getirilmesi zor olan veya yapılmaması gereken istekleri karşısında, çaresiz ve sabırsız hisseden anne-baba, ağlama bir an önce bitsin diye,  “hayır”  dan vazgeçerek,  “evet”  diyor! Bu denklemi keşfeden çocuk ise; “çok basit!  Ağla ve iste!  Ağlamak eşittir istediğimi yaptırmak!” diye düşünüyor. Her ağladığında ise anne-babasının  farklı tepkisiyle  karşılaşınca da şaşırıyor! “Daha önce ağladığımda yapmıştı, neden şimdi yapmadı, daha çok ağlamalıyım” diye düşünüyor. Bundan dolayı çocuğunuzu suçlayamazsınız, onun kafasında bu düşünceyi siz oluşturdunuz! Hatalı olduğunuzu kabul etmelisiniz! Telafi ise mümkün ve çok basit; tutarlı olun;  “hayırlarınız hep hayır, evetleriniz hep evet olsun”! Çocuğunuzun ağlamasından korkmayın! Çocuk ağlayınca panik olmayın. Anne-babalar çocuklarının ağlamalarına karşı hassaslardır. Çocuklarının  ağlamalarını istemezler.  Bazen bir kuralı ya da bir şeyi öğretmek veya bir alışkanlıktan vazgeçirmek için çocuğun ağlayacağını bilen anne-baba, sırf  ağlamasın, üzülmesin  diye çocuğuna doğruyu uygulamakta tereddüt yaşar. Bilmeniz gereken şu; çocuğunuz yalnızca ağlıyor, yani aslında sizinle iletişim kurmak istiyor. Nasıl konuşup, anlatacağını bilmediği için de en basit yolu seçiyor.  Çocuğunuzun ağlamasından korkmayın!  Çikolata yiyemediği, parkta bir saat daha oynayamadığı, banyoda biraz daha kalamadığı için ağlamasından  hiçbir şey olmaz, merak etmeyin ! Asıl önemli olan, sizin bağırmalarınız karşısında korkup ağlaması ya da bir travma yaratacak bir olay nedeniyle ağlaması. İsteklerinde ısrarcı olan çocuğunuza karşı  sakin olun.  Yapacağınız şey; onun göz seviyesine inip, şu an bunu yapamayacağınızı söylemek ve bir alternatif sunmak! Hala ikna olmadan ağlıyorsa da kucağınıza alıp,  onu sevdiğinizi söyleyin ve bırakın ağlasın!  Siz o arada yapacağınız şey ne ise onu yapmaya başlayın ya da devam edin! Her seferinde aynı şeyi  tekrarladığınızda,  merak etmeyin, akıllı miniğiniz işlerin nasıl yürüdüğünü çok  kısa sürede anlayacak! Çocuğunuzla sık sık konuşun! Çocuğunuzla  sadece o bir şey sorduğunda ya da bir şey istediğinde değil her zaman,  her şeyle ilgili konuşun!  Neden konuştuğumuzu en güzel konuşarak anlatabilirsiniz onlara. Duygularınızı anlatın. Ona  sorular sorun . “Bugün neden o kadar çok ağladın, anlatır mısın?” deyin. Çocuğunuzun ifade etme  yeteneğini geliştirin . Kurallarınızı anlatın. Nedenlerinizi anlatın. Anlamaz zannetmeyin, çok  doğru anlayacağından emin olun! Evet, yerde avaz avaz ağlayarak, parka gitmek istiyorum diye bağıran, yemeği yemeyeceğim diye tutturan, uykum yok diye yatmayan ve tüm bu ve bunun gibi birçok konuda ağlayan çocuğunuzla iletişim kurabilmek, biliyorum gerçekten çok zor! Ama  anahtar nokta  şu; çocuğunuzun, ağladığı için karşısında bağıran bir anne-babaya değil, onu  sarıp-sarmalayıp, anlatan  bir anne-babaya  ihtiyacı var! Ağlayan çocuğunuzu sakinleştirin. Sabır ve sevgiyle çocuğunuzu büyütmeniz dileğiyle…

  • Bebeklerde kusma problemi ve nedenleri.

    * Ana Sayfaya Dön https://www.etkin-ebeveynlik.o   Yeni doğan bebekler yaşamlarının ilk dönemlerinde, beslenme sonrası kusabilirler. Bu kusma ağız dolusu da olabilir. Bu yeni doğan bebekler için normal sayılır. Bebek büyüdükçe, kilo aldıkça kusması azalır ve sekiz aylık olduğunda tamamen geçebilir. Bebek henüz anne karnındayken, annesinin amnios sıvısını fazlaca yutmuş olabilir. Ayrıca süt alerjisi ve benzeri sebeplerle oluşan kusmalar yeni doğan döneminde sık rastlanan bir durumdur. Veya bebek emerken hava yutabilir, beslendikten sonra yeteri kadar gazı çıkarılmayan bebekler çok rahat kusabilirler.   Bebeklerde Kaç Tip Kusma Vardır? Bebelerde genel olarak iki tip Kusma görülür. Zorlanmasız Kusma, Zorlanmalı Kusma.   Zorlanmasız Kusma : Genel olarak bu kusma, yeni doğan döneminde görülür. Çoğu zaman hatalı beslenme kaynaklı kusmalardır. Zorlanmalı Kusma : İkinci tip kusma olan zorlanmalı kusma ise bulantı ve öğürme şeklinde başlayıp, fışkırma şeklinde görülen kusmadır. Aynı zamanda bebekde huzursuzluk, terleme gibi zorlanma belirtileri de kusmaya eşlik eder.   Bebek kusmaları, değişik sebeplerle de olabilir. Bu konu tıbbi araştırma konusu olmakla beraber, kabaca üç başlıkta toplanabilir.   1-   Yanlış Beslenme Tekniği.               Bebeklerin kusmasında standart bir ölçüm söylenemez. Bazı bebekler çok az   kusarken, bazılarında bu miktar çok fazla ve sık aralıklarla tekrarlayabilir. Bu tür kusmaların sebebi fizyolojik yapıları sebebiyle olan kusmalardır. Bebeklerde, yemek borusu ile mideyi birleştiren sfınkter henüz gelişimini tamamlayamamış olabilir. Mevcut mukus bu yolla atılıyor olabilir. Biraz daha büyük bebeklerde, beslenme sırasında emdiği süte ya da mamaya hava karışması sebebiyle yemek borusundaki besin maddesi yukarı doğru çıkabilir. Bu durum bebeğin yanlış yöntemle beslenmesi sonucu gelişen bir kusmadır. Bazen mide kapasitesini aşacak miktarda emmesi de aynı sonucu verebilir. Bebeklerin bu gibi sorunları ancak uzman doktorların gözlemleri ve muayeneleri ile netlik kazanabilir. 2-   Psikolojik Nedenler. Özellikle 0-1 yaş arası bebekler, yeni yaşamlarına alışma çabası içinde uyum problemleri yaşarlar. Anne-bebek ilişkisinde ki aksaklıklar, annenin ruhsal durumu, bebeğe gösterdiği ilginin niteliği ve niceliği bebeğin kusmasına sebep olabilir. Bu durumda olay etki-tepki şekline döner. Süreç içinde anne-bebek iletişimi geliştikçe, oluşması beklenen uyumla annenin de bebeğin de daha rahat olacakları bir uzlaşma yakalanabilir ve durum düzelebilir. Bu aksaklık genellikle ilk doğum yapan annelerin tecrübesizlik problemi olarak nitelendirilir   3-   Bebeğin Kusması Bir Hastalık Bulgusu Olabilir. Bebeklerde kusma basite alınmayacak, altındaki sebeplerin araştırılması geren önemli bir durum olabilir. Yeni doğan bebeklerin uzman bir çocuk doktoru tarafında iyi bir fiziki muayeneden geçmesi, gerektiğinde labaratuar testlerinin yapılması ve tam sağlıklı olduğuna kanaat getirildikten sonra kusması hakkında fikir yürütmenin daha doğru olacağı kesindir. . 4-   Çocuk Hekimleri Ne Öneriyor? Bebeğin kusması bazı ciddi rahatsızlıkların habercisi de olabilir. Sadece kusma sorununa çare bulmak, yeterli olmayacağına göre, kesin yanıt ancak gereken araştırmaların sonunda verilebilir.   Uzman çocuk hekimleri; “Tedaviyi gerektiren bir sorun varsa, vakit geçirmeden tedavi başlatılmalıdır” Şeklinde bir yanıtla konuyu noktalamışlardır.

  • Bebeklerde Bez Alerjisi Ve Pişik Problemi

    Deri Döküntüleri * Ana Sayfaya Dön https://www.etkin-ebeveynlik.o Bebeklerde Bez Alerjisi Ve Pişik Problemi Bez Alerjisi Nasıl Anlaşılır? Bebeklerde bez bölgesi çeşitli sebeplere bağlı olarak bazen kızarır ve pürüzlü bir yüzey görünümü alır. Halk arasında buna pişik denir. Bez bağlanan bebeklerde çok sık rastlanan bazen iltihaplı olabilen bir rahatsızlıktır. bez alerjisi kendine has görünümüyle oldukça yaygın bir bölgeyi kapladığı gibi, çok küçük bir alanda da oluşabilir. Pişik, bebeğin bez bölgesinin uzun süre ıslak bezle teması halinde kalmasına bağlı olarak oluşan dermatittir. Bulaşıcı olmamakla beraber, sebep olduğu kaşıntı ve yanmayla bebeği huzursuz eder. bez alerjisi, idrar ve dışkıyla aşırı derecede ıslanan bez, idrar ve dışkıda bulunan alerjen maddeler sebebi veya bebeğin bez ve giysilerinin temizlenmesinde kullanılan kimyasal içerikli deterjanlar sebebiyle, hassas cildinde farklı reaksiyonlara sebep olabilir. Bununla beraber başka deri hastalıkları da bez bölgesinde pişik yapabilmektedir. Bebeklerde Bez Alerjisi Belirtileri Nelerdir? Bez alerjisi belirtileri, özellikle yaz aylarının sıcak günlerinde daha hızlı gelişir ve daha şiddetli belirtiler verir. Bebeklerin cilt yüzeyinde kırmızı-pembe renkli küçük kızarıklar halinde görülen isilikler, bez bölgesinde görülen kabarcıklarla çevrelenmişse, mantarlı pişik olarak ilerlemiş olabilir. Lokal mantar önleyici ilaçlarla tedavi edilmesi gerekir. Sağlıklı bebekler, özellikle altları açıldığında mutlu olurlar, tatlı tatlı mırıldanırlar. Ancak bebekler sorunlarını konuşarak anlatamadıkları için, bezi değiştirilirken gösterdikleri huzursuzluk ve ağlamalarla derdini anlatmaya çalışırlar. İştahsızlık göstererek tepki verirler. Bunlar pişik belirtileri olarak kabul edilir. Bebeklerde Bez Alerjisi Nasıl Geçer? Bez alerjisi tedavisinde en önemli olan, bebeği uzun süre ıslak bezle bırakmamak, tuvalet temizliğini sık yapmak ve altının kuru olmasına özen göstermektir. Ayrıca bebeğin altını açık bırakarak havalanması da sağlanmalıdır. Bezlerinin ve çamaşırlarının temizliğinin doğal temizlik maddeleriyle yapılması, cilt bakımında doğal ürünler kullanılması çok önemlidir. Altı temizlendikten ve yeterince havalandırıldıktan sonra çinko içerikli kremlerden kalın bir tabaka halinde sürülerek, idrarın tahriş edici etkisinden bebeğin cildini korumak bebeğe iyi gelen önlemlerdendir. Tüm bu tedbirlere rağmen iyileşmeyen pişiklere, doktorun tavsiye edeceği mantar karşıtı kremler kullanılabilir. Bebeklerde Bez Alerjisine Ne iyi Gelir? Bez alerjisi, olan bebeğe sık banyo yaptırmak, altını sık aralıklarla ve ılık suyla temizlemek, alerjen gıdalar vermemek, temiz hava aldırmak, bebeklere iyi gelen sağlıklı bebek bakımı yöntemleridir. Ve bu yöntemlerin tatbiki bebekleri çok farklı cilt sorunlarına çok iyi gelir. Pişik Tedavisi Ve Çözümleri . Yukarda anlatılan uygulamalara ek olacak bazı ipuçları da şunlardır. Anneler! Her gün bebeğinizi, altı bezlenmeden biraz vakit geçirmesini sağlayın. Dışkısını temizledikten sonra, bebeğinizin poposunu ılık suyla güzelce temizleyin ve bastırmada kurulayın.Asla ıslak bırakmayın. Bebeğinizin beslenmesini değiştirip değiştirmediğinizi düşünün eğer, ilk defa denediğiniz bir besin maddesi verdiğinizi hatırlarsanız, bebeğinizi bir süre o maddeden uzak tutun. Bu uygulamalara rağmen pişik geçmez, su toplarsa, içi irin dolu pürüzler oluşursa durumu doktorunuza anlatın. Dermatit Alerjiler Gebelikte Nasıl Olur? Allerjik hastalıklar problemli gebeliklerde en önemli sorunlardır. Hamilelik esnasında bu hastalıkları tedavi edebilmek için kullanılan antihistaminik, dekonjestan, antikolijeniklerin kullanılmasının gerekli oluşu nedeniyle hekimler çok sıkıntı çekerler. Uzmanların bu konuda yaptıkları açıklamalara göre hamile bir kadının alerji sorunu yaşaması, sağlıklı bir bebek sahibi olmasına engel değildir. Bu konuda alerji ve immünoloji uzmanlarıyla konuşmak, tavsiyelerine harfiyen uymak gerekir Bez Alerjisi Tedavisi Nasıl Olur? Bez alerjisi olmaması için azami gayret gösterilerek, bebeğin rahatlaması sağlanmalıdır. Pişiğin tedavi edilmesinde birçok yöntem olduğu da bilinmelidir. · Pişik olan bölgeyi hijyen kurallarına uygun olarak temizlemek ve bu temizliğe sürekli devam etmek. · Pişik olan bölgeyi daima temiz ve kuru tutmak, · Kızarıklığı azaltmak için yapılabilecek en önemli adımlardan biri, bebeğin bezinikuru tutmaktır. Islandığı tahmin edildiğinde hemen değiştirilmesi ve ıslanan bölgenin yıkanarak temizlenmesi, daha kötü pişiklerin gelişmesine engel olur. Bebeklerin bez değişimlerinde poposu silinirken nazik olmak da çok önemlidir. Temizleme esnasında olabilecek en ufak bir çizik bile mikrop kapıp enfeksiyona dönüşmesine sebep olabilir. Temizlik yaparken ovalamamak, cildin tahriş olmamasına dikkat etmek gerekir. Ilık su kullanarak, yumuşak bir bezle silmek yahut yıkayarak temizlenmesi önerilmektedir. · Bebeğinizde bez alerjisi belirtileri gördüğünüz takdirde hemen tek kullanımlık bezlerle yönelmelisiniz. Yıkanabilen bezler ıslaklık açısından sorun yaratıyor ve bebeğiniz devamlı pişik oluyorsa, idrarı içine hapseden ve bezin ıslak olmasını önleyen tek kullanımlık bezlere geçmelisiniz.. · Doğru boyutta bez kullanmak. Bebeğinize uygun olmayan ebattaki bezler pişik olma riskini arttırır ve var olan pişiği kötüleştirir. Normalden küçük bez kullanırsanız, döküntülerin daha kötü olmasına sebep olursunuz. · Yanlış boyutta bez kullanmak hem pişiğin artmasına sebep olur, hemze zaten var olan pişiklerin daha kötü olmasına sebep olur. Bebeğin ölçülerinden daha küçük bir bez kullanımanız, döküntülerin daha hızla artmasına neden olabilirsiniz. Normalden büyük bezler bebeğin bez yerinde, sürtünme sebebiyle tahriş olmasına sebep olur. Bazı bezlerin daha fazla pişiğe sebep olduğu görülmüştür. Bu durumda bezin markasında değişiklik yapmak, sorunu çözebilir. Bez Alerjisi Nasıl Önlenir? ·  Bez değiştirmelerinde hijyene dikkat etmekle. · Cilt temizliğinde temiz ve yumuşak havlu kullanmak. · Bebeğin pişik bölgelerini mümkün oldukça açık bırakmak · Seçilen bebek bezinin ölçüsüne dikkat etmek. · Bebeğin odasında halı bulundurmamak. · Pelüş ve tüylü oyuncaklarla oynamasına izin vermemek., · Yeni ek gıdalara geçerken az miktar vererek gözlemek., · Evde kedi, köpek, kuş gibi evcil hayvan bulundurmamak. · Bebeğin odasında canlı çiçek bulundurmamak. · Pencerelere toz geçirmez aparatlar takmak. · Bebeği özellikle bebeği sigara dumanı ve kokusundan korumak. · Bebeğin odasının temizliğinde doğal temizlik maddeleri kullanmak. · Pencerelere kalın perde takmak . · Dar ve bebeği sıkan kıyafetler giydirmeme. · Bez değişiminden önce ve sora elleri ykamak · Sıkan kıyafetler yerine rahat kıyafetler giydirmek, · Bez değişiminden önce ve sonra ellerinizi yıkamak. · Bebeğinizde pişik belirtileri gördüğünüzde bir sağlık kuruluşuna başvurarak, tavsiyeler alabilirsiniz. · Siz de bebeğinizde bez alerjisi belirtileri fark ederseniz, bir sağlık kuruluşuna başvurarak bebeğiniz için doğru tedavi için tavsiyeler alabilirsiniz. Bez Alerjisi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular. Bez Alerjisi Kaç Saat Sonra Belli Olur? Bez alerjisi idrarın tahriş ediş derecesine göre hemen belirti verir. Hijyen kurallarının uygulanması ile geçer. Uzun süren inatçı bez alerjilerin doktor gözetiminde takibi gerekir. Bez Alerjisi Hangi Tahlille Anlaşılır? Alerjen; Alerjilere neden olan maddelere verilen addır. Alerji deri testlerinde prick (derinin üstüne alerjen damlatılarak yapılır) ve intradermal (cilt içine alejen verilerek yapılır.) testte; ev tozu akarları, bitki ve polenleri, küf mantarları, kedi ve köpek tüyü alerjileri, besin alerjileri, doğal kauçuk, arı iğnesi alerjenleri uygulanabilir. Vücut alerjen maddelere tepki olarak immunglobulin antikoru geliştirir. Kanda bu antikorun düzeyi ölçülerek sonuca varılır. Alerji testlerinde en çok kullanılan testler bunlardır. Bez Alerjisi öldürür mü? Pişik alerjisi Oluşum sebeplerinin incelenmesi sonucu değerlendirilir. Meydana gelen alerjinin kaynağı öğrenildikten sonra, gelişen alerji hakkında yorum yapılır. Pişiğin oluşumundaki sebep sadece idrar veya dışkı tahrişi ise çinko içerikli kremlerle ve temiz bakım kuralları ile tedavi edilir ve geçer. Ancak pişik oluşumu altında başka hastalıkların etkisi varsa, o zaman hüküm, alerjenlerin özelliğine göre verilir ve tedavilerinde de alerjenin türü baz alınır. Kaynak: https://www.medicalpark.com.tr/bez-alerjisi/hg-4905

  • BLOG KATEGORİLERİ 107 yazı

    * Ana Sayfaya Dön https://www.etkin-ebeveynlik.o GRUPLARAhttps:// manage.wix.com/dashboard/8d9602bf-92db-498b-b549-171e0b064931/wix-groups?referralInfo=sidebar Kategori Blog içerikleri, A.İlhan EZEL'e ait olan , https://www.kitapyurdu.com/yazar/a-ilhan-ezel/15624.html?srsltid=AfmBOoqctfD7vwLvlAKNNt6vWQZNtW4YHbDFV7gwtdB7C_BFudkdvOon https://www.nadirkitap.com/cocuk-egitiminde-degisik-boyutlar-ayse-ilhan-ezel-kitap13346311.html?srsltid=AfmBOopaaHPvAQ0U9OWkNuXiFMLGOEFS2MvR_iLBeMT1g8pO0u https://www.nadirkitap.com/dunyevi-ve-uhrevi-degerler-sentezinde-egitim-ve-ogretim-ayse-ilhan-ezel-kitap13223651.html?srsltid=AfmBOoqMGl3xNzknh8GKMzjlGE25kUEo0SyVVy-ojSgRtNcEJ79NUNQj 1-Çocuk Eğitiminde Değişik Boyutlar) 2-Dünyevi ve Uhrevi Değerler Sentezinde Eğitim Ve Öğretim, 3-Gözetmen Eğitimi. (BASIM AŞAMASINDA) İsimli kitaplardan derlenmiştir. TÜM KATEGORİLER ANA SAYFAYA DÖN (1)1 yazı EĞİTİMCİNİN EĞİTİMİ-ÖĞRETMENLİK (9)9 yazı TÜRKÇE-OKUL ÖNCESİ TEMEL EĞİTİM (10)10 yazı MATEMATİK-OKUL ÖNCESİ TEMEL EĞİTİM (12)12 yazı OKUL ÖNCESİ YAZI ÇALIŞMALARI (4)4 yazı ANA OKULU:DİN DERSİ VE GÜZEL AHLAK (5)5 yazı OKUL ÖNCESİ ÇOÇUK GELİŞİMİ (17)17 yazı TATİL VE ÇOCUK. (8)8 yazı ÇOCUKLARDA RUH SAĞLIĞI (7)7 yazı ETKİLİ EBEVEYNLİK NEDİR (6)6 yazı OKUL ÖNCESİ BEBEK HASTALIKLARI (20)20 yazı ANA OKULUNDA EĞİTİM (0)0 yazı

  • MuğlaEğe Bölgesinde İlgi Çekici Bir Tatil Beldesidir.

    * Ana Sayfaya Dön https://www.etkin-ebeveynlik.o Muğla Eğe Bölgesinde tarihi yapıları ve doğal güzellikleriyle popüler bir şehrimizdir. Her yıl binlerce turisti ağırlayan Muğla, içinde bir çok antik döneme ait kalıntılarla geçmiş antik dönemi yansıtan ilgi çekici bir tatil beldesidir İlk olarak M.Ö. 3400 yıllarında Karyalılar tarafından yurt kabul edilerek bu topraklara yerleşmişlerdir. Ancak sonraki yıllarda çeşitli istilalara uğrayarak Mısır, Asur ve daha başka medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. O dönemlere ait çeşitli kalıntılarla ilgi çeken bir yapısı vardır. MUĞLA'NIN EN ÖNEMLİ TURİSTİK YERLERİ. 1-Likya Yolu, 2-Kayaköy 3-Bodrum Kalesi. 4-Kral Mezarları. 5-Knidos Antik Kenti. 6-Labranda Antik Kent. 7-Gümüşkesen anıtı. 8- Kleopatra Hamamı. 9-Kurşunlu Camii. 10-Hafsa Sultan Kervansarayı. 1-Likya Yolu, 2023 itibarıyla, Likya Yolunun uzunluğu yaklaşık 760 kilometre (470 mi)'dir. Bu yol , Fethiye, Ovacık yakınındaki Hisarönü'nden başlayıp Antalya'dan yaklaşık 20 km (12 mi) uzaktaki Konyaaltı, Geyikbayırı'na kadar gider. Yol , kırmızı ve beyaz yol çizgileriyle işaretlidir. Yol , adını Likya uygarlığından almıştır. 2- Kayak öy, Kayaköy, birbirinden çok farklı iki yerleşim alanından oluşmaktadır. Bunların birincisi; turizmde de önemli yeri olan ve eski adı Livissi şeklinde geçen mahalledir . 19. yüzyıl başında yamaçlara dayalı olarak kurulmuş ve tamamı Rum olan nüfusu Osmanlı Devleti 'nin son dönemlerinde 3 bine ulaşmış bir kasaba olan Livissi, 1923 yılında gerçekleşen mübadeleyle boşaltılmıştır. Mahalleye Selanik ve civarından gelen muhacirler yerleşmişlerdir. 1957 Fethiye Depremi ile evler harabeye dönüşmüş ve yerleşik nüfus kalmamıştır. Bununla birlikte bölge, canlı müze niteliği ile turistlerin ilgisini çekmektedir 3-Bodrum Kalesi. Kalenin yaptırılma nedeni, güçlenmekte olan Osmanlı Devleti tehdidine karşı Şövalyeler'in anakarada güvenli bir bölge ihtiyaçları olmuştur. Zaten bir kale inşa edilmiş olan Kos' a yakın olan Bodrum, kalenin inşa yeri olarak seçilmiştir. Kalenin yapıldığı bölgede Dorlar zamanından kalma savunma temelleri ile 11. yüzyıldan küçük bir Selçuklu kalesi bulunmaktaydı. 1402-1522 yılları arasında St. Jean Şövalyeleri tarafından kontrol edilmiş kale tek bir millet yerine İtalyan, Fransız, Alman ve İngilizlerin ortak eseridir. Kalenin farklı bölümleri farklı zamanlarda inşa edilmiştir. Şapel 1406, İngiliz Kulesi 1413, ilk duvarlar ise 1437 yılında tamamlanmıştır. 4-Kral Mezarları. Kaunos ( Karca : Kbid ; [1] Likçe : Khbide ; [1] Grekçe : Καῦνος; Latince : Caunus ) Antik Anadolu'nun Karya bölgesinde yer alan antik bir kenttir. Muğla 'nın Köyceğiz ilçesine bağlı Çandır Mahallesi sınırları içerisinde yer alır. Kaunos Kaya Mezarları en rahat Muğla 'nın Ortaca ilçesine bağlı Dalyan mahallesinden görülmektedir. Kent, Kalbis (Calbys-Dalyan Çayı) akarsuyunun etrafından geçtiği dağlık tepenin yamacında kurulmuştur. Döneminde bir liman kenti olan şehir, Dalyan Deltası'nın oluşması nedeniyle bugün deniz kıyısından uzaklaşmıştır. 5-Knidos Antik Kenti. Knidos Antik Kenti. Knidos önce bugünkü Datça ilçe merkezinin 1,5 km kuzeydoğusunda Dalacak burnu üzerindeki Burgaz mevkiinde kurulmuştu. Sonra Yarımadanın batı ucundaki Tekir Burnu üzerine taşındı. MÖ. 4. yüzyıl ortalarında 35 km uzaklıktaki, bugünkü kalıntıların bulunduğu yere niçin taşındığı veya yerleştiği ile alakalı henüz kesin bir bilgi bulunmazken, bu taşınmada deniz ticaretindeki gelişmeler etkili olduğu düşünülmektedir. 6-Labranda Antik Kent. Labranda Antik Kent. Labranda antik yerleşim hakkındaki net bilgileri ancak tarihlerine göre yapılan kazılar ve araştırmalar neticesinde kronolojik sıralama ve  zaman dizini içerisinde değerlendirmek gerekmektedir. Labraunda-Labranda Antik kent yerleşim yeri Karya bölgesine başkentlik yapmış en eski ve Milas ’tan 15 km’lik kutsal yolu bağlayan 750 metre yükseklikte dağ eteğine inşa edildiği, bazı dönem içerisinde antik kent imar edilerek geliştirildiği kent içerisinde üç ayrı bölgede yapılan arkeolojik kazılardan anlaşılmaktadır. Mimari açıdan ele alındığında ören yerindeki harabelerin zengin ve ihtişamlı görüntüsü yıllar içerisinde birçok yabancı bilim adamlarının araştırmalarına konu olmuş kaynak ve yazıları bulunmaktadır. 7-Gümüşkesen anıtı. Milas , Muğla 'nın 13 ilçesinden birisidir. 2014 senesine kadar 13 mahallesi, 114 köyü ve 5 beldesi olan kent yeni çıkan büyük şehir yasası ile ilçe sınırları içerisindeki bütün yerleşim birimlerinin mahalle olmasıyla ilçe sınırları içerisinde toplam 132 mahalle sayısıyla ayrı bir konuma gelmiştir. 2012 yılında 55.348 ilçe merkezi 72.658 kırsal olmak üzere toplam 128.006 nüfusa sahipken 2014 yılında bütün belde ve köylerin mahalle olmasıyla ilçe nüfusu 129.128 oldu. Karya Uygarlığı'na ve Menteşe Beyliği 'ne başkentlik yapmış ilçe merkezi ve yanı başında yer alan, tarihin pek çok döneminde Milas'ın müstahkem kalesi işlevi görmüş Beçin başta olmak üzere ilçede tarihleri derin, köklü bir geçmişe uzanan pek çok yerleşim bulunmaktadır. Düzenli kent merkezi, antik kalıntıları, tarihî değeri bulunan eserleri ve evleri, canlı çarşısı, dünyaca ünlü Milas halıları ile turistik açıdan pek çok ilginç özelliği bulunan, ancak Bodrum 'a giden yolcuların bazen kenarından geçerek gözden kaçırdığı bir yerdir. Günümüz Milas'ının yerleşiminin belkemiğini Yörük-Türkmenler oluşturmaktadır. Şu anda ilçenin belediye başkanı CHP 'li Fevzi Topuz 'dur. İlçe, Bodrum güzergâhının üzerinde olduğu için hızla gelişip göç almaktadır. 8- Kleopatra Hamamı. Kleopatra Batık Hamam Kleopatra Batık Hamam fethiye 12 adalar turu kapsamında bütün teknelerin uğradığı ve suyu cam gibi bir koyda bulunan hamam. koyda tekneden inen misafirler kısa bir patikada yürüdükten sonra hamamın kalıntılarına ula$ıyorlar. kalıntılar arasında belinize kadar gelen suyla birlikte dola$mak epey keyif verici. zemin ta$ ve ta$larda kaygan oldugundan hamamın içinde gezerken bir ce$it deniz ayakkabısı ya da terlik bulundurmanız yararınıza olur.. ayrıca bazı tekne kaptanları tarafından batik hamam olarak anons edildiği de görülmü$tür.. okocha 30.06.2008 21:07 12 adalar turu kapsamindan kirlilik nedeniyle cikarilan yer. koy'da cok fazla akinti olmadigi icin temizlenmesi oldukca uzun surse de buyuk yat sahiplerine sahil guvenlik ses cikar(a)madiklari icin hala oldukca kalabalık olan yer. 9-Kurşunlu Camii. Kurşunlu Camii -Muğla Muğla’nın merkez ilçesi Menteşe sınırları içerisinde yer alan Kurşunlu Camii, bölgenin en eski Osmanlı yapıları arasındadır. Kurşunlu Camii’ye ulaşımlar, il merkezinden yürüyerek sağlanabilmektedir. Muğla sınırları içerisinde görülmesi gereken Osmanlı yapıları arasında öne çıkan Kurşunlu Camii, 1493 yılında inşa edilmiştir. Klasik Osmanlı mimarisinin hakim olduğu caminin içerisinde bulunan medresede, inşa edildiği dönemde 30 kişilik sınıflarda eğitimler verilmiştir. Caminin kubbesi, 1853 senesinde kurşunla kaplanmıştır. Haftanın her günü ziyaret edebileceğiniz Kurşunlu Camii, günümüzde ibadete açıktır. Kurşunlu Camii’ye girişler ücretsizdir 10-Hafsa Sultan Kervansarayı Marmaris Kervansarayı, 1522-23 yıllarında Rodos seferi sırasında Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) tarafından yaptırılmıştır. Bu seferde Osmanlı ordusunun ana Anadolu üssü Marmaris'teydi. [3] Bir büyük ve yedi küçük odalı [4] bina, karargah olarak hizmet vermek üzere inşa edilmiştir. [5] Adanın fethinden sonra [6] yapı bir kervansaray haline getirilmiştir. Yapının kitabesine göre 1545 yılında hizmete açılmıştır. Adını Süleyman'ın annesi Hafsa Sultan 'dan (1479-1534) almıştır. Modern kullanım ] Şu anda kervansaray özel mülktür ve odaları turistik dükkân ve tavernalara kiralanmıştır. [7] Ancak yapının restore edilerek müzeye dönüştürülmesi planlanıyor. [8] Kaynakça WİKİPEDİA .

  • A.İlhan EZEL' tanıyalım

    * Ana Sayfaya Dön https://www.etkin-ebeveynlik.o 24.09.1946 Doğumluyum. 3 tane çocuğum, 3 tane de toronum var. Uzun yıllar kendi açtığım !Özel Ana Okulu" nda eğitmenlik ve yöneticilik yaptım. Çeşitli eğitim kitapları yazdım. Yüzlerce makale ve içerik yazdım. Hala hommeofice olarak çalışmalarıma evden devam ediyorum. Şu anda "Eğitimcinin Eğitmeni" ve Makale yazarı olarak çalışmaktayım. Bu siteyi yazdığım ve telifi benim olan kitaplarımdan derleyerek tasarladım. Amacım, ebeveynlere ve Çocuk Kursu Hocalarına "Çocuk Gelişimi ve Eğitimi" hakkında özet bilgiler aktarmaktır. Önemli olan bu konuda bilinçlenmek ve günümüzde çok kolay olan "Bilgiye Ulaşma Yollarını" keşfederek bilgilerin pekişmesini sağlamak ve bu yolda devam edebilmektir, "EĞİTİM UZUN SOLUKLU BİR YOLDUR." . BAŞARI O YOLUN HER ADIMINDA SİZİ TAKİP EDER. BIKMADAN, USANMADAN YENİ BİLGİLERİ TAKİP ETMEK BİR EĞİTİMCİNİN EN ÖNEMLİ GÖREVİDİR. Takipçilerime faydalı olabilirsem ne mutlu bana. Kartvizit Kategori Blog içerikleri, A.İlhan EZEL'e ait olan , 1- https://www.kitapyurdu.com/yazar/a-ilhan-ezel/15624.html?srsltid=AfmBOoqctfD7vwLvlAKNNt6vWQZNtW4YHbDFV7gwtdB7C_BFudkdvOo 2- https://www.nadirkitap.com/cocuk-egitiminde-degisik-boyutlar-ayse-ilhan-ezel-kitap13346311.html?srsltid=AfmBOopaaHPvAQ0U9OWkNuXiFMLGOEFS2MvR_iLBeMT1g8pO0u 3- https://www.nadirkitap.com/dunyevi-ve-uhrevi-degerler-sentezinde-egitim-ve-ogretim-ayse-ilhan-ezel-kitap13223651.html?srsltid=AfmBOoqMGl3xNzknh8GKMzjlGE25kUEo0SyVVy-ojSgRtNcEJ79NUNQj KAYNAK: Blog yazıları tamamen A.İlhan EZEL' e ait olan kitaplardan derlenmiştir. 1-Çocuk Eğitiminde Değişik Boyutlar (FURKAN kitapevinde basılmıştır)Basılmış 2-Dünyevi ve Uhrevi Değerler Sentezinde Eğitim Ve Öğretim, (Yasin Kitap evinde basılmıştır) 3-Gözetmen Eğitimi. (Şu an, BASIM AŞAMASINDA) .

  • Değerli ziyaretçi arkadaşlar.

    * Ana Sayfaya Dön https://www.etkin-ebeveynlik.o SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ. ZİYARET ETTİĞİNİZ BLOG YAZILARIMIZA KIYMETLİ YORUMLARINIZI EKLEMENİZİ ÖNEMLE RİCA EDERİZ..........TEŞEKKÜR EDERİZ.

  • Anne-Çocuk İlişkisi.

    * Ana Sayfaya Dön https://www.etkin-ebeveynlik.o Anne ile çocuk arasındaki ilişki, çocuklukinin erken yıllarından itibaren başlar ve bu süreç, duygusal uyum ile güven duygusunun temellerinin atılmasında oldukça hayati bir rol oynar. Bu bağın güçlenmesi, çocukların kendilerini güvenli hissetmelerine yardımcı olurken, aynı zamanda duygusal ihtiyaçlarını rahatlıkla ifade edebilme becerisini de geliştirmelerine olanak tanır. Annelerin sergilediği tutumlar, çocukların kişilik gelişimi üzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir; sevgi dolu, destekleyici ve anlayışlı bir ortam yaratmak, çocukların sağlıklı bir kimlik oluşturmalarına kendi benliklerini keşfetmelerine yardımcı olur. Anne-çocuk ilişkisinde sadece duygusal bağların ötesine geçmek yetmez, aynı zamanda iletişim dinamiklerini de güçlü bir şekilde şekillendirir. Anne, çocuğuna aktif dinleme, etkili geri bildirim verme duygusal zekasını artıracak sorular sorma gibi önemli becerileri kazandırabilir. Bu tür bir iletişim, çocuğun kendini ifade etme yeteneğini güçlendirirken, sağlıklı ilişkiler kurmasına da önemli ölçüde yardımcı olur. Sonuç olarak, bu süreç, çocuğun sosyal becerilerini ve duygusal gelişimini olumlu yönde etkileyerek, anne-çocuk ilişkilerinin sağlıklı gelişimi ve toplumun genel yapısının güçlenmesi açısından bir öneme sahip olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda, anne-çocuk ilişkisi, hem bireysel gelişim hem de toplumsal yapı açısından son derece önemlidir. Çocukların ruhsal sağlıklarının temelleri 0-6 yaş arasında atıldığı göz önüne alınırsa, bu yaş döneminde anne fonksiyonunu önemi daha da ciddiyetle öne çıkar. Yetişkinlik döneminde ortaya çıkan bir takım psikolojik hastalıkların alt yapısında çocukluk travmalarının yattığı bilinen bir gerçektir.

  • MAŞUKİYE’DE TATİL KEYFİ BAŞKADIR.

    * Ana Sayfaya Dön https://www.etkin-ebeveynlik.o İstanbul, Bursa, İzmit Kocaeli, Sakarya gibi Marmara Bölgesinin doğa güzellikleriyle ziyaretçilerini büyüleyen coğrafyanın odak noktası “Maşukiye”dir. Maşukiye arapça kökenli bir kelime olup “Aşık Olunan” anlamı taşır. İsmine ithafen yörede “Aşıklar Köyü” olarak anılan Maşukiye, özellikle yeni evli çiftler için ideal bir balayı merkezi olmuştur. Çevrede hakim olan yeşilin sakinliği ile şırıl, şırıl akan suların ahenkli sesi birbirini tamamlarken hisedilen duygular, yaşanmadan tasvir edilmeyecek kadar haz vericidir. Maşukiyede geçen bir tatil, eskimeyen ve unutulamayan bir anı olarak ömür boyu özlemle anılacak niteliktedir.Maşukiye’de tatil keyfi bambaşkadır. Maşukiye’nin Konumu. Maşukiye, Kocaelinin beldelerinden biri dir. Doğal güzelliğiyle nam salmış, yemyeşil bir görünümdedir. Maşukiye’ye doğru yol alanları yol boynca takip eden bu yeşillik büyüleyici güzelliktedir. Sapanca Gölü ve Samanlı Dağlarıyla çevrelenmiş, Kartal Tepe spor merkezine çok yakın komşudur. Yöre halkı tarafından hafta sonu gezileri için de tercih edilir. Günü birlik gidilebilecek özellikleriyle misafiri çok yoğun olan mesire yerlerindendir. Maşukiye’ye özel arabasıyla gitmek isteyen ziyaretçile, TEM ve E5 yönünde ilerleyerek İzmir tabelasını takip ederek ilerlerler. Sapanca yoluyla yola devam ederek Kartalte’ye varabilirler. Toplu taşımayı tercih edenler için, Kocaeli Belediyrsinin tahsis ettiği otobüsler hizmet vermektedir. Maşukiye senenin her mefsiminde ayrı doğal güzellikler sergileyen nitelikleriyle yoğun yerli ve yabancı turit çeken bir bölgedir. Ancak Karadeniz iklimindende etkilendiğinden bahar aylarında           trafiğin daha yoğun olduğu dikkat çekmektedir . Maşukiye’Doğal Güzellikler... Yaylalarının güzelliğiyle Karadeniz yaylarını hatırlatan, öleten bir yapısı vardır. Tertem Yaylası.zuiz yayla havasını içinize çekerek enerji toplayabilirsiniz. Önemli Yaylaları Şunlardır. KUZU YAYLASI           1-    KİRAZLI .YAYLA 2-    Çiğdem Yaylası. 3-    Soğuca YayIası. 4-    Dikmen Yaylası.   5-    Sultanpınar yaylası.    Kış aylarında akın, akın turist çeken Kartaltepe tesisleriyle harika manzara, yürüyüşler ve kış sporlarıyla emsalsiz anılar biriktirebilirsiniz. Manzara karşısında sıcacık çayınızı yudumlayabilirsiniz. Bol, bol fotoğraf çekip tatilinizi ölümsüzleştirebilirsiniz. Harika yaylaları ve şahane şelaleriyle hem gözlere hem de ruhlara hitap eden Maşukiye gerçekten aşık olunacak  güzellikte bir bölgemizdir.  Maşukiye Şelalesi, Kuzuyayla Şelalesi, Akçakese Şelalesi Maşukiye’nin görmeden geçilmeyecek yerlerindendir. Maşukiye’nin Tarihi Güzellikleri Maşukiye Kafkas-Rus savaşlarının sonucunda Anadoluya göçen Çerkezler tarafından kurulmuştur. O zamanlardan kalma Osmanlılara ait camiler, mezarlııklar ve dönemin sanatsal özelliklerini yansıtan mezar taşları günümüze kadar gelmiş hatıralardır. Halkın büyük kısmı Romanyadan ve Karadenizden gelen göçmenlerdir. Yörenin Yemek Kültürü.  Maşukiye alabalık restoranlarıyla bölgenin yemek kültürünü simgeler. Kiremitte alabalık çok meşhur olup, ziyaretçiler için çok ilginç bir menüdür. Ayrıca yöreye has özel soslarla hazırlanan tavuk, kiremitte köfte, mantar ve kaşar yemekleride rağbette olan çeşitlerdir..   Çerkez peyniri, köy ekmeği, evde yapılan çeşitli reçeller ayrı bir lezzet şölenidir. Tatlılar içinde; Çikolatali Saray &Tatlısı, Kabak Tatlısı, Katmer, Peynir Tatlısı, Helva çeşitleriyle zengin bir mutfağa sahiptirler. Maşukiye’de Konaklama Maşukiye’de konaklama yerleri arasında oteller ve bugalov evler idealdir. Bungalov evler doğayla başbaşa olmak isteyenlere hizmet verir. Meşhur Piknik Alanları.   Aygır Deresi   Aygır Deresi hem piknik yapabileceğiniz hem de yürüyüş yapabileceğiniz alanlardan biridir. Pikniğinize sabah kahvaltısıyla başlayıp akşam dere kenarında alabalık yiyebilirsiniz.   Sultanpınar Piknik Alanı   Sultanpınar Yaylası size tertemiz bir hava sunan çam ormanlarıyla çevrilidir. Göleti de bulunmaktadır. Göl ve orman manzaraları arasında keyifli bir gün geçirebilirsiniz.   Nüzhetiye Şelalesi     Nüzhetiye Şelalesi yürüyüş rotası olarak dikkat çeker. Yürüyüş sonrası pikniğinizi yapabilirsiniz. Göletin ve şelalenin manzarası eşliğinde yorgunluğunuzu atabilirsiniz.   Çiğdem Yaylası   Şehir merkezine 50 km uzaklıktadır. Piknik yapmak için geniş düzlük alanlara ve tertemiz bir havaya sahiptir. Piknik dışında doğa yürüyüşü, yamaç paraşütü ve dağ bisikleti etkinlikleri yapılabilir.                                  Gölbaşı Piknik Alanı   Gölbaşı piknik alanı gölgelik kamelyaları ile dikkat çeker. Piknik yapabilir kendi kamp çadırlarınızı kurabilirsiniz. Sapanca Gölü manzarası ile şehir yorgunluğunu atabilirsiniz.   Karakaya Piknik Alanı   Karakaya Maşukiye’ye yaklaşık 28 km uzaklıkta bir piknik alanıdır. Bu bölgeyi gezerken temizliği ve güzelliğiyle piknik yapılabilecek alanlardan biridir.   Kirazlı Yaylası   Kirazlı Yaylası, Maşukiye’de doğanın huzurunu yaşayabileceğiniz güzellikte bir alandır. Çevrenin en güzel yaylalarından biri olduğunu belirtmek gerekir. Sapanca Gölü ve İzmit Körfezi manzarası ve temiz havasıyla pikniğinizi daha da güzelleştirir.   Soğucak Yaylası   Klimatik ortama sahip Türkiye’nin özel yaylalarından biridir. Maşukiye’yi görmeye gelenler için mutlaka bir durak noktası olarak önerilir. At yarışları, folklor gösterileri pikniği şenlendiren aktivitelerdir.

  • Türkiyenin Gizem Dolu Kentleri

    * Ana Sayfaya Dön https://www.etkin-ebeveynlik.o Hititler-Bizans, Lidya-İskender medeniyetlerine ev sahipliği yapan Anadolu topraklarımız, hala bu medeniyetlere ait kalıntıları ile ilgi çeken bölgelerimizdir. Sakladıkları sırlarla gündemden düşmeyen bu topraklar, yerli ve yabancı turislerin bakmadan geçemedikleri, bize kalan bir kültür mirası olarak ayrıcalığı olan yerlerdir. Bunlardan birkaçını sizlere tanıtmak isteriz. Aspendos Antik Kenti – Antalya. Aspendos Aspendos, Türkiye'nin popüler turistik yerleri içinde oldukça yoğun ilgi duyulan ve ziyaret edilen bölgelerden biridir. Zamanın en hareketli ticaret merkezi olan Aspendos antik tiyatrosu ile günümüze kadar özellikleri korunmuş, Akdeniz'in adeta simgesi olmuş bir medeniyet yadigarıdır. Yapılan kazılarda bulunan gümüş sikkeler ve tarihi kalıntılar zengin ve ileri kültür seviyelerine kanıtlık etmektedir. Bu özellikleri bölgeye olan ilgi ve merakı diri tutan sebepler arasındadır. Göbeklitepe – Şanlıurfa Göbeklitepe Tarihi kalıntılar incelendiğinde, inşası Mısır Piramitlerinin yapımından daha önceye dayandığı keşfedilen Göbeklitepe, mimari özellikleri ile dünyayı hayran bırakan bir anıtsal yapıdır. 2018 yılında Unesco Miraslar listesine giren bu yapıt dünyaca merek edilen bir eserdir. 7 metre boyu ve 10 ton ağırlığı olan dikilitaşlarla zamanın sanatsal bakış açısını yansıtan ve zamanın ibadet merkezi olduğu düşünülen Göbekli tepenin 12.000 yıllık geçmişi olduğu söylenmektedir. Kapadokya – Nevşehir Kapadokya Kapadokya, Peribacalarıyla ün yapmış bir bölgemizdir. Kimler tarafından tasarlandığı hala öğrenilemeyen bir sistemle yapılan yeraltı kentlerinden oluşmuş ve kayaların oyulmasıyla yapılmıştır. Kat, kat odalardan, tünellerden ve havalandırma düzeneklerinden inşa edilen bu yapıtlar, günümüzde hala gizemini muhafaza etmektedir. Kapadokya ismi Hitit ve Pers medeniyetlerinde rastlanaan bir isim olup kuruluşunun 10.000 yıl öncesine dayanan bir geçmişi olduğu sanılmaktadır. Çatalhöyük Neolitik Kenti – Konya Çatalhöyük Devam eden sürekli araştırmalarla gizemi çözülmeye çalışılan Çatalhöyük Neolitik çağa uzanan bir geçmişe sahiptir. Bulunan objelerden ilk şehirleşmenin bu yörede başladığı anlaşılmaktadır. Bu kalıntılar duvar kağıtları, seramik eserler ve rölyeflerdir. 2012 yılında Uneskco Miras Listesi'ne alınmıştır. Keşfedilişi 1958 yıllarına rastlar. Araştırmalar devam etmektedir. Nemrut Dağı – Adıyaman Volkanik bir dağ olan, tekrar aktif hale gelme ihtimali olan ve 2150 metre yüksekliği olan Nemrut Dağı'ndaki bu alan, Komogene İmparatoru tarafından tasarlanmıştır. Doğu ve batı kültürünü birleştirerek yeni bir din ortaya çıkarmış ve ölümsüzlük hayalleri kurararak dağın zirvesine bu dev heykelleri yerleştirmiştir. Pers ve Yunan tanrılarını tasvir eden 10 metre yüksekliğindeki bu heykeller geniş bir alan kaplamıştır. Araştırmacılar, bu dev heykellerin dağın zirvesine nasıl yerleştirildiği konusunda bir yorum yapamamaktadırlar. O zamanın teknolojisi çözülememiş ve şaşkınlık yaratmıştır. Bu alanın MÖ 1. yüzyılda yapıldığı söylenmektedir. . Sümela Manastırı – Trabzon Sümela Manastırı Sümela Manastırı Hristiyan inancına dayanan bir yapıt. Tabzonda bulunan bu ibadethane, vadiden 300 metre yükseklikte kayalık bir dağ yamacına yapılmış ibadet ve hac merkezidir. MS: 365-395 yıllarında Hz. İsa ve Hz. Meryem'i rüyasında gören iki rahibin temelini attığı bir kilisedir. Daha sonra bazı ilavelerle daha donanımlı bir hale getirilmiştir. Zamanın tüm hükümdarlarının, hatta Kanuni Sulta Süleyman'ın hayranlığını kazanan bu yapıta çok fazla yardım geliyordu. Bu sebeple halk arasında hala orada büyük bir hazinenin olduğu inancı hakimdir..

  • Kuş Adasında Tatil.-kuşadası

    * Ana Sayfaya Dön https://www.etkin-ebeveynlik.o Yaz aylarının sıcak, daha doğrusu kavurucu günlerinde ilk akla gelen tatile çıkmak olur. Pırıl, pırıl güneş, masmavi deniz ve püfür, püfür esen serin rüzgârların özlemi insanları hayallerindeki tatil beldelerine yönlendiriyor. Kadınlar Plajı Tatilde geçirilen günler, farklı anıların biriktirildiği, keyifli geçirilen zamanların toplamı olarak, yorgun zihinleri dinlendiren bir değişimi yaşamaktır. Doyumsuz doğa güzellikleriyle bezenmiş yurdumuzun her karış toprağı, ayrı bir tatil keyfinin yaşanabildiği yerler olmasına rağmen, Kuşadası’nda tatil yapmak büyük bir ayrıcalıktır.  Kuşadası sahilleri, bölgede bulunan koyları ile dantel gibi görünme bürünmüş harikalar diyarıdır. Kuş adasında keyifli bir tatil geçirmek için çok farklı alternatifler bulabilirsiniz. Osmanlı dönemine ait tarih yazan kaleleri ve surları ile göz dolduran bu bölge, unutulmaz doğa güzellikleri ile sizleri hayran bırakacak güzelliklere sahiptir. Gezilecek yerleri içinde isim yapmış Milli Park ziyaretçilerine bol, bol fotoğraf çekme imkânı sunar. eus Mağarası Zeus Mağarası Aydın Bölgesinin özel yerlerinden biridir. 40 metre yüksekliğe uzanan, kayaçların bulunduğu mağara, bölgesel olarak çöküntülere sahiptir. ... Dilek Yarımadası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı... İçmeler Köyü. ... Çine Vadisi. ... Saplı Ada. ... Bafa Gölü Tabiat Parkı ... Güvercinadası gezilecek yerler arasındadır. Kuşadası, tekne turları ile meşhur olmuş gözde tatil beldelerindendir. Baradan Koyu, Soğuk Su Koyu, maydanoz koylarında yapılan turlarla yerli ve yabancı turistlere doyumsuz anılar kazandırmaktadır.   Dilek Yarımadası – Büyük Menderes Deltası Milli Parkı Kuşadası’nda Tatil Başkadır. Ancak bu keyfi yaşayabilmek ve tatilinizin keyfini çıkarabilmeniz için yapacağınız ilk seçim rahat edebileceğiniz, gönül ferahlığıyla yorgunluk atabileceğiniz bir otel bulabilmektir. Kuşadası’nda efsane gibi bir gün doğuşu ve gün batımını, zevkinize göre seçeceğiniz bir otelin balkonundan izlemek size doyulmaz haz verecektir. Türkiye’nin en nadide yerlerinde konumlanan Elite World Otellerine birlikte bir göz atalım. Elite World Hotels. Ø  Elite World Hotels: Elite World Hotels&Resorts  Ø  Elite World Asia: Elite World Grand İstanbul Küçükyalı Ø  Elite World Business: Elite World İstanbul Florya  Ø  Elite World İstanbul: Elite World İstanbul Taksim  Ø  Elite World Europe: Elite World Grand İstanbul Basın Ekspres  Ø  Elite World Sapanca: Elite World Grand Sapanca  Ø  Elite World Van:           Doğa Güzellilerinin Ayağınızın Altıda Olacağı Bir Otel. Ailenizle Birlikte Keyifli Yemek Yeme fırsatı.   Tüm Yorgunluğunuzu atacağınız ve Ailenizle Birlikte Sağlık Kazanacağınız Banyolar     Tüm Yorgunluğunuzu Atabileceğiniz, Görkemli Dekorda Kaliteli Bir Uyku İmkânı.   www.eliteworldhotels.com.tr/oteller/elite-world-kusadasi

Apartmanımızı “Evde Anaokulu”na Dönüştürmek Mümkün mü?

OYUN-DERS_

YÖNETİMLE  İLETİŞİM

Contact information

ÖĞRENCİLERİN HAFTALIK  EV SEANSLARI

​               

Günümüzde pek çok aile, 10–15 katlı, 80–100 daireli bloklarda; birden fazla bloğu olan büyük sitelerde yaşıyor. Aynı bahçeyi, aynı asansörü, aynı otoparkı kullanıyoruz… Ama çoğu zaman hem biz yetişkinler hem de çocuklarımız birbirimizden habersiz, biraz da yalnız büyüyoruz. Oysa bu kadar çok ailenin bir arada yaşaması, çocuklarımız için muhteşem bir fırsat: Evde eğitim anlayışını, sadece kendi dairemizle sınırlı bırakmayıp, tüm bloğu ve siteyi içine alan bir “öğrenme ağı”na dönüştürebiliriz.

 

Bunun en pratik ve sıcak yolu da şu:
Bir bloktaki ya da sitedeki 5–6 annenin, haftada bir gün kendi evinde “evde anaokulu etkinliği” düzenlemesi.

5–6 Anne, 1 Gün, Küçük Bir Ev… Büyük Bir Öğrenme Ortamı Hayal  Edelim:

 

Aynı sitede yaşayan, çocukları birbirine yakın yaşta olan 5–6 anne bir araya geliyor.

  • Haftada bir gün, sıra ile her annenin evinde 1–2 saatlik bir etkinlik yapılıyor.

  • O günün ev sahibi annesi, kendi çocuğu ve komşu çocukları için küçük bir “evde anaokulu” programı hazırlıyor.

Bu kadar basit bir organizasyonla aslında çocuklar için:

  • Sosyalleşme imkânı (farklı evler, farklı çocuklar, farklı kurallar)

  • Paylaşma, sıra bekleme, empati kurma fırsatı

  • Oyun yoluyla öğrenme ve akademik destek bir arada sunulmuş oluyor.

Evler küçücük gibi görünse de, doğru planlandığında büyük birer öğrenme ve gelişim platformuna dönüşebiliyor.............

EVDE   ANAOKULU   UYGULAMASI

bottom of page